Top

Aslı Erdoğan_ Taş Bina ve Diğerleri

Aslı Erdoğan_ Taş Bina ve Diğerleri

Taş Bina ve Diğerleri…

İlk defa kitabını okudum. Bir reklam üzerine kitabı almak pek huyum değil ama edebiyat merakı işte. Everest Yayınları’na ait 1.Basım’ı okuma şerefine nail oldum. Tam 134 sayfa. Güzel bir grafik tasarımına sahip kitabın ön yüzü, arka tarafı da fotoğrafçısının güzel bir işi… Bir internet sitesinden aldım daha çıkmadan, bu yüzden de bir imzasını almaya hak kazandım.

Kitabın içinde dört tane öykü var ve en önemlisi Taş Bina’ya dair olan. Öğrendiğim kadarıyla alışılmış olan bir benzetmeler dünyası içinde bu kitap da diğerleri gibi… Okuduğunuz zaman kendinizi ona ait hissetmiyorsunuz. Sizi resmen benzetmeleriyle, imgelemleriyle sizden uzaklaştırıyor ama edebi yönüyle siz kendinizi O’na bağlı hissediyorsunuz zaten. Kaçacağınız bir yer yok… Etrafınızı O’nun yalnızlığı ve işinin yoğunluğunun sardığı, ayrıca ruh dünyasının ikileminin sardığını hemen hissedebiliyorsunuz. Okuyup bitirdiğinizdeyse Erdoğan’ın dünyası sizinkine eklenmiş olarak yeni bir yaşama devam ediyorsunuz. Birisini/Birşeyini/Birşeylerini kaybetmenin nasıl birşey olduğu ancak böyle tarif edilemezdi ama o tarifini kendisine yaptı. Ama sonra bizlerle de paylaştı. Biz ne kadar birşeyler edinmeye uğraşsak da ondan; O, zaten bize açık açık onları sarf etmemişti… Biz sadece duygularını paylaştık ve onlar bize eklendi ve biz bir kat daha farklılaştık…

Bu cümlerle biraz olsun kitaba uyum sağladığımı düşünebilirim ama imkansız… Özgünlük kadar önemli şey yoktur. Aslı Erdoğan’da ilk başlarda içime sindiremediğim şey buydu. Çünkü berbat yazılmış olduğunu düşünerek okudum. Çünkü ısmarlama bir kitaptı… Ama öyle çıkmadı umduklarım. Devrik cümlelerle edebi sayılacak şiirsel bir doku her bir cümle. Neden bahsettiğini ifade etmek istercesine ama paylaşacağının da bilinciyle saklayarak kullanılan ifadeler var.

Öykülerde gözüme çarpan ruhsal durumlar hiçbir zaman aynı değil ama tekrarlar var. “H-A-Y-A-T ” ta olduğu gibi… Hayat her insan için vazgeçilmezdir ama sıkıcıdır da ve çile doludur da… Aslı Erdoğan da yeteneğine uygun olarak bu eseri uygun görmüş ki başarılı da… Öykülerden birisinde depresif etkiler görülürken, diğerlerinde huzurlu bir ruh parçası görebiliyoruz. Aynı zaman içinde ve ruh halinde yazılmış olmaması yazarken araya birkaç parça hayattan birşeyler bulaştığını sezimleyebiliyoruz. Kapitalist sistemin çarkları arasında ezilenler için yürek acısı çektiği… Bir sevgilinin son bıraktıkları… Yazdıklarından çıkarabildiklerim bunlar benim eserden.

Sözlerimi destekleyen cümlelerine gelirsek eğer;

“İnsanların işidir bu, yerle göğün yarıda bıraktığını tamamlamak.” ,

” Elbet yaşamak en çok hakkıdır, ölen hep başkasıdır.”,

“…her şey sıradan bir hikaye, ardı boş bir resim – ama hikâye mikâye yok ki bende!”,

En çok da beni etkileyen “Bana gelince… Her seferinde eksik, yarım, yanlış anlattım kendimi.” ,”Ya çok kuru ya da trajedinin diliyle…” bu cümleler. Bunları sarf etmesiydi yorumum çok kötü olabilirdi ama bunları görünce bütün kötü yanılgılarım dağıldı gitti…

“… üzerinden bir türlü geçilemeyen suskunluklarla, söylenmekten çok susulmuş sözcüklerle konuşmuştum.”

“Beni kendimle buluşturacak ve ondan azat edecek sözcüğü bulamadım.”,

“HAYAT’a iade edecek sanki o tek kişi çoktan silinip gitmişti.”

Bu sözcükler o kadar mutlu etti ki beni… Bütün kitabın aşılmaz imgeleminin çilesini bunlar süpürdü. Okunmaya değer bir kitap demekten de öte bir üstünlük. Kendimize çok şey katmamızı sağlayacak güzellik…


Bu da en ucuzundan satış bağlantısı;

Taş Bina ve Diğerleri Aslı Erdoğan

 

Siz neler düşünüyorsunuz? Yazımızı beğendiyseniz aşağıdaki butonlardan tavsiye edebilirsiniz, paylaşabilirsiniz veya yorumlarınızı sunabilirsiniz. Teşekkürler okuduğunuz için!

Bir önceki yazımız olan Hacking Interface - Hamza ElBahadır(Master-x) incelemesi...(mümkün olduğunca tabi) başlıklı makalemizde bahadır, bilgi ve el hakkında bilgiler verilmektedir. Daha fazla yazımızı görmek için HYTürkyılmaz Dijital pazarlama ve growth hacking blogu anasayfası'yı ziyaret edebilirsiniz. Yazımızı aşağıdaki paylaşım butonlarıyla paylaşarak sevginizi yayınız! Teşekkürler!

Hasan Yasin Türkyılmaz

Sosyolog, dijital stratejist. Dijital medya, reklam ve growth hacking eğitimleri ve hizmetleri sunarım. PC, konsol fark etmez. Oyun oynamayı severim.

Tüm yazıları - Websitesi

Beni takip edin!:
TwitterFacebookLinkedInPinterestGoogle PlusDiggFlickrStumbleUponYouTubeYelpRedditDelicious