Top

Eski Ramazanlar vs Yeni Ramazanlar

Eski Ramazanlar vs Yeni Ramazanlar

Medya insanları nasıl yönlendiriyorsa insanlarımız da mecburen ona göre davranıyor. Şaşılmaz derecede bir etkisi var insanlar üzerinde ki su götürmez bir gerçek. Kapitalist devler reklamını yapar. İnsanlarımız; çeşitli ürünlere sahip olanlara sosyal statü atfedildiğini, ürünleri alınca o değerlere de sahip olacağını sanır. Bir zamanlar sigaralar reklamda boy gosterir kovboy felan çıkardı. Sonra acayip bir hamleyle sigarasını yakardı. Bizim inşaattaki amele de kot pantolon giyip, cebinde nokia’nın en iyi telefonu olup ağzında da Marlboro sigarası olursa kendisine yüksek bir değer verildiğini sanır. Neyse konumdan saptı biraz sanki…

Coca Cola’nın bizim güzel ramazanımızla ne alakası var. Coca Cola’nın kazancı içki içmeyen müslüman ülkelerde artış gösterdiğini ve kârlarının nasıl arttığını 21 Temmuz’da(kriz zamanında) nasıl arttığını açıkladılar. Haber şöyleydi;

“Dünya markası Coca Cola kriz dinlemedi. Yılın ikinci çeyreğinde satışları düştü ama karı yükseldi. Coca-Cola, yılın ikinci çeyreğinde satışları düşmesine rağmen karını yüzde 43 artırdı.

Dünyanın en büyük meşrubat üreticisi şirket, 3 Temmuz’da sona eren ikinci çeyrekte karının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 43 artarak 2,04 milyar dolar (hisse başına 88 sent) olduğunu açıkladı. Şirketin geçen yıl aynı dönemde karı, 1,42 milyar (hisse başına 61 sent) olmuştu.

Şirketin, aynı dönemde satışları ise yüzde 9 gerileyerek 8,27 milyar dolar oldu.”(internethaber)

Ve bizim %60′ müslüman diye tabir edilen halkımız ki ne mükemmel dinamiklere sahip bir ülkeye sahibiz; reklamı yapılan, ramazanla ilişkilendirilen hatta eski ramazanlarla ilişkilendirilen, yeri geldiğinde Amerika’nın savunma sanayisine iyi derecede maddi yardım yapıp haçlı seferlerini hem ticari hem askeri yönden gerçekleştireceklerini ifade eden bir şirketin ürününü lıkır lıkır içer…

Şimdi başka bir konuya atlayayım. Eski ramazanlar olgusuna… Eski ramazanlar demişken şimdi ile hiçbir farkı yok siz de bilirsiniz. Miladi takvim ve hicri takvim uyuşmazlığından bütün yıl (10 gündü herhalde) atlayarak yılın tamamının farklı günlerinde oruç tutarak, bütün yıl oruç tutmuş gibi oluyoruz. Bu eskiden de böyleydi şimdi de böyle. Eskiden de oruç tutmayanlar vardı şimdi de tutmayanlar var. Ama, sen sokakta birisinin birşey içtiğini gördüğünde önemsemeyebilirsin lakin önemseyen kabadayılar, zorbalar peyda olmuş; hoşgörü diyarı Anadolu Texas’a kafa tutmaya başlamış. Ne yaparsın ki; adam köpeğinin ısırmasına mâni olmak için uyarıda bulunduğu halde kalbine adam bıçağı saplıyor. Küreselleşen bir dünya ve medya aracılığıyla insanlara enjekte edilen şiddet ve hoşgörüsüzlük… Karşıt insan oruç tutmuyor olabilir sana ne ki senin ibadetin sana…

Ramazan için hacivat karagöz değil artık Cem Yılmaz, DEmirer felan var. Onlar eskide kaldı. Teknolojinin şu son 20 yıl içinde çok hızlı gelişmesi karşısında yenilmiş olman onların geri geleceği anlamını taşımaz. Elinde olanlarla yetinmeyi bil yani. İnsanımızın mizahı değişti artık. Hacivat-Karagös değerine karşı çıkıyor değilim ama artık müzelerde görülmeliler.

En sevdiğim şey belediyelerin yaptığı etkinlikler… Bizim Keçiören Belediye’si otoparkına küçük küçük evler inşa eder. Standlar kurulur ve satışlar yapılır. Yiyecekler, giysiler felan olur. Her gece de sanatçı çağırılır ya da herhangi bir türde eğlence olur. Altınpark var yine… Orada da bu ay bir fuarımız varmış. Her gece mükemmel geçecek diyorlar. Haklılar. Çünkü insanlarımızla bir olmak aynı dokuyu paylaşmak gibisi yok.

Siz neler düşünüyorsunuz? Yazımızı beğendiyseniz aşağıdaki butonlardan tavsiye edebilirsiniz, paylaşabilirsiniz veya yorumlarınızı sunabilirsiniz. Teşekkürler okuduğunuz için!

Bir önceki yazımız olan Teşvik Kırılması başlıklı makalemizde Kırılması ve Teşvik hakkında bilgiler verilmektedir. Daha fazla yazımızı görmek için HYTürkyılmaz Dijital pazarlama ve growth hacking blogu anasayfası'yı ziyaret edebilirsiniz. Yazımızı aşağıdaki paylaşım butonlarıyla paylaşarak sevginizi yayınız! Teşekkürler!

Hasan Yasin Türkyılmaz

Sosyolog, dijital stratejist. Dijital medya, reklam ve growth hacking eğitimleri ve hizmetleri sunarım. PC, konsol fark etmez. Oyun oynamayı severim.

Tüm yazıları - Websitesi

Beni takip edin!:
TwitterFacebookLinkedInPinterestGoogle PlusDiggFlickrStumbleUponYouTubeYelpRedditDelicious

  • çiğdem

    Son günlerin önemli bir konusuna değinmişsin. Aslında ramazan ayı bana huzur verir, insanlar sanki daha bir hoşgörülü olur. Çocukluğumdan beri çok sevdim iftarların bana verdiği huzuru. Coca-cola’nın ülkemize dahi girmemesi gerekirken, mübarek ayda sofralarımızda herzamankinden daha fazla yer alıyor olması eleştiriye açık bir konu.

    Tüm bunların yanı sıra, belki yorumumu okuyup bana kızacak arkadaşlar var, beni bağnaz olarak eleştirecek arkadaşlar var biliyorum. Ben insanların yılın 11 ayında içip, nefsine hakim olamamasını,sonrada sırf gösteriş için oruç tutmasını hazmediyorum. Elbetteki bunun sevabı ya da günahı Allahla, kul arasında. Kimse karışamaz. Ama ben böyle insanları çevremde görmekten oldukça rahatsızım. Şimdi televizyonlarda tutsun tutmasın, herkes, oruçluyuz efendim, iftarı bekliyoruz efendim gibi cümleler kuracak ve kamuoyunun sevgisini kazanmaya çalışacak. İşte bunu hazmedemiyorum.Neyse, konuyu eper çarpıttım, görüşmek üzere 🙂

    • Hasan

      Teşekkür ederim. İşte, bize huzur veren ramazanlar eski ramazanlar. Benim atıfta bulunduğum konu o.
      Bağnazlıkla bir ilgisi olacağını sanmıyorum. Düşünceni ben de paylaşıyorum ama elimizden gelecek birşey pek yok aslında. Cumhuriyet devrinden itibaren insanlarımıza kendilerini hep böyle kanıtladılar ve insanlarımızı böyle provake ettiler. Çevremizdeki insanlara gelince onlar da şaşkın biçare, sosyal çevreye uyma zorunluluğu hissediyorlar.
      Teşekkürler yorumun için…

  • Pingback: Ne Farkeder ki!()

    • Hasan

      Seni de kınıyorum veblogu. Senin yüzünden captcha’ya geçebilirim yorumlarda…

  • Neslihan

    Başta siteyi kutlayarak, Çiğdem’e de katıldığımı belirtmek isterim. maalesef türkiye’de kendisini Müslüman olarak addeden çoğu insan, inancının gereklerini yerine getirmemekle birlikte, inanca aykırı eylemleri de yapıp sonra ramazanda oruç tutmaya çalışıyor. 11 ay içip 1 ay oruç tutmak yani ramazan olduğu için o bir ayda içkiye sabredebilmek, içkiye olan özentinin bir göstergesinden başka bir şeye tekabül etmiyor. çok çelişkili yaşıyoruz maalesef.

    • Hasan

      Teşekkürler.
      İç eleştirimi yapmadığımı belirterek cevabın Çiğdem’in yorumunun cevabına yazdım. Yorum için de teşekkürler…

  • çiğdem

    Geri bildirime neden sinirlendin 🙂 O hepimizde olan birşey 🙂 sil gitsin, birşey olmaz 🙂

    • Hasan

      Onun geribildirimlerinden bir kurtlamadım engellediğim halde de o yüzden 😛