Top

oyun Tag

  • All
  • Dijital medya
  • Dijital reklam
  • Dijital strateji
  • Eğitim
  • Growth hacking
  • Haber
  • İnceleme
  • Kişisel
  • Kurumsal
  • Markalar
  • Medya
  • Rehber
  • Teknoloji

Yerli yapım BoxyJump adlı oyunumuz çıktı! BoxyJump oynaması kolay ve zevkli, minimal tasarıma sahip bir parkur oyunu. Karakterimiz bir kutu. Kutumuzu kare zeminlerde zıplatarak ilerletiyoruz. Ama kesinlikle boşluğa zıplamıyoruz. Zıpladığımızdaysa yanıyoruz. Her zıplama birer puan olarak bize dönüyor. En yüksek puanı elde edenler iOS’taki Gamecenter’da ve...

Hiçbir eklentiye gerek kalmaksızın direkt tarayıcı üzerinden oyun motoru aracılığıyla oyun çalıştırılabiliyor. Oyunun akışı normal akışa çok yakın bir performans sergiliyor. Denenen oyunlar; Epic's Soul ve Swing Ninja. Altta da açıklamayı görebilirsiniz konuyla ilgili Mozilla yöneticisi Brendan Eich'a ait; Devamı yazımızda;...

[popeye]Bu demo oyun oynamanın yeni bir yolu ve çok bayıldım bu habere. İlk önce oyunu kiralıyorsunuz 5 Dolara internetten. İndiriyorsunuz tamamını. Sonra 5 saatliğine sınırsız oynuyorsunuz. 5 saat bitince oyun kilitleniyor. Eğer oyunu beğendiyseniz, aradaki farki edeyerek(40 dolar ise kiraladığınızın üstüne 35 dolar verip) satın...

EA Games’in ellerinden çıkan değerli ve harika grafik değerlerine sahip bir yarış/spor oyunu. Tabi ki eskilerden…

Muhteşem görsel grafiklere sahip. Basit hikayesiyle araya giren intro’lar ile ingilizce bilmeyenlerin dahi kolaylıkla oynayabileceği bir oyun.

Hikaye ise şöyle; siz bir yarışçısınız ve çalınan bir paraya dair suçlanıyorsunuz. Aslında bir zengin piçinin oyunu ile karşı karşıyasınız. 😀 Ve bu piç yüzünden üç tane şehiri fethetmek ve üç tane zibidiyi alt etmek zorundasınız. Ödülünüz, kazandığınız yarışlarda belirtilen para ve modifiye çeşidi. Cezanız da yeni bölümlerin açılmaması ya da polislere yakalandıysanız 3 defada arabanın garaja çekilmesi yani polislerce bağlanması veya paranız var ise para cezası.

Tecrübe… yani oyuna dair deneyimim. Oyunda gerçekle birebir örtüşen araba tasarımları mevcut. McLaren’den tutun da Renault Clio’ya kadar ama kısıtlı bir seçim şansınız var. Spor oyunları konsolu ile oynar iseniz daha fazla zevk alabilirsiniz oyundan. Yarışları bitirince yeterli, gereksiz detaylardan arındırılmış ama diğer sanal oyuncuların bilgileri eksik verilmiş bir info ekranı çıkıyor. Bu da yarıştan ne kadar kazandığınız, kaç km felan yaptığınızı ilgilendiriyor. Ekran ayarlarında da bir basitlik söz konusu ve kısa yoldan ayar yapabiliyorsunuz. Oyun piyasaya çıktığı zaman çok yüksek grafik değerlerine sahipti ama ben nVidia GF 6600 ile bile oynamıştım. Yani çok düşük bir ekran kartı bile çalıştırmıştı yapılan VGA ayarları ile. Oyunda polis arabaları enteresandır ki çok katı ve gerçeklikten uzak. Sıkıştırıldığınız zaman titriyorlar bukalemun gibi ve sanki önünüzde taş varmış gibi hareketinizi kesiyorlar. Ama diğer durumlar da hep kurtulabiliyorsunuz. Aklıma gelen tecrübesel özellikler bunlar. Fazla detaya girmemişler; sadece araba görselleri ve bize hız deneyimini yaşatmak istemişler. Ha, bir de hikayeyi anlatmak esasındalar.

Portal, Valve'e ait bir oyun. Siz bir odada uyanıyor ve başlıyorsunuz. Bir deneksiniz siz bu oyunda ve emin olun, kesinlikle bunu hissedeceksiniz. Acaba birileri beni mi deniyor, gibi bir hisse kapılacaksınız. Zekanızı küçümseyen birileri varmış hissi yaratılmış diye düşünerek ben bu oyunu oynamaktan vazgeçtim. Ama...

Hayır. Bilmiyorlar. Göremiyorlar da. Sendeki azimi, öğrenme azmini göremiyorlar. Sürekli araştırıyorsun. Araştırdıklarınla başarılara ulaşıyorsun. Sürekli birşeyler öğreniyor ve zekanın sınırlarını zorluyorsun ama bunu göremiyorlar.

Tamam. Doğru.Bilgisayarın başında çok fazla zaman geçiriyor olabilirim. Hatta oyun oynadığıma kızmanıza da hak veriyorum.Fakat bilgisayar, tamamen boş bir aygıt değilki.

Bilgisayar, adı üzerinde, internet sayesinde bilgilere ulaşmamızı sağlıyor. Senin unuttuğun şifreni ben kırıp sana sunduğum zaman; bu, bana gökten gelen bir vahiy mi sanıyorsun. Senin dv kameranın kasetlerinin disklere dönüşmesini bir mucize felan mı sanıyorsun. Benim, siteleri yaparken kullandığım bilgiler bana ilham olarak mı geliyor. Telefonum için yaptığım müzikleri ben bir dj’e mi yaptırıyorum. Gitarımı çalmayı bile ben bilgisayarımda öğrendim.

Önce kayıt oluyorum. Ardından giriş yapıp sanal ülkenin içine giriyorum. Dört çiftli çeşitte yöneteceğimiz kişi var; savaşçı, ninja, şaman, şura diye-uzak doğunun hatıraları-; bunlar gökten düşen metin taşlarının kırılması ve onun oluşturduğu zararları ile çılgın hayvanları köyden uzak tutan mücadeleciler ya da askerler…

Seçtiğimiz/yönettiğimiz köy ya da ülke askeri, savaştıkça hayvan öldürdükçe deneyim puanı kazanıyor. Deneyim puanları çoğaldıkça güzel sıfatlara sahip oluyor ve adının önünde yer alıyor bu sıfat. Levelleri(Seviyesi) artıyor, para kazanıyor(sahte), pazar kuruyor ve ticaret yapıyor. Askerler arası da müsabaka yapıyorlar. Bu oyunun adı Metin2. Ama bu şekilde süregiden- aşama katedilmeyen ve görev-ödül yönelimli internet tabanlı oyunlar var bir sürü…

İnternet üzerinden oynanan oyunlar para kazanmak amaçlı-sahiplerince-. Bu yüzden de insanları kendisine bağlamalılar. Bu da edimsel koşullanma ile gerçekleştirilmekte yani doğru olarak yaptığına ödül (örnek vermek gerekirse deneyim puanlarının artması demek level atlama ve yeni eşyalar ve silahlar kazanma demek ödül bu da diğerlerine karşı güçlenmek ve ezmek yani görev-ödül-deneyim puanı-başarı) , yapmadığın ya da yanlış olarak yaptığın şeylere de ceza nisbetinde durağanlık,parasızlık,sıfatsızlık,yeteneksizlik(30 level olmazsan balık tutamazsın, madencilik yapamazsın, ata binemezsin, sana saldıran canavarlarca öldürülürsün gibi)…