Top

tom Tag

Bu filmin IMDB sayfası için tıklayınız.

Bu incelemeyi yapmamın tek nedeni Tom Cruise desem yeri var. Film 2004 model.  Micheal Mann yönetmeni ve Stuart Beattie yazarı. Oyuncuları ise Jamie Foxx, Tom Cruise, Jada Pinkett Smith gibi başrol oyuncularından oluşuyor. Filmin ise bir fragmanı…

Collateral <— Bu adreste…

Özeti(Filmi izlemeden önce fikir edinmek için. tüm hikaye değildir.)

Bu gece diğerleri ile  aynıdır. Max, tertemiz taksisini kontrol eder ve işe çıkar. Bir yolcu alır bırakır. Bir diğerini alır bırakır istediği yere ve 12 yıllık geçici işinde çalışmaya hala devam etmektedir. Hayalinde bir limuzin şirketi kurmak ve yine hayalindeki tatil ise fotoğraftaki bir adadır. Derken taksisine bir avukat biner. Avukat ile iddiaya girerler yollar ve trafik üzerine. Max kazanır tabi. Çünkü kırmızı ışıkların yanacağı aralıkları dahi bilen bir şöfordur kendisi. Zaten mesele de bundan doğar. Vincent, avukat iner inmez taksiye gelir. Max ilk önce duymaz ama sonra aynadan fark eder ve geri çağırır Vincent’ı ve yolcu olarak kabul eder. Vincent’ın ilk işindeki denemesi ile Max artık onun yandaşı ve yardımcısı olur ama Max aynı fikirde değildir. Ta ki filmin sonuna gelene kadar yani olayların sonuna.

İncelemem

Elbetteki ben inceleme üzerine eğitim almadım. Ama sizler için bunlar kesinlikle işe yarar bilgiler olacaktır. Bizler bildiklerimizi ve tecrübe ettiklerimizi birbirimize transfer ederek gelişiriz. Film ilk başlarda çok sıkıcıydı açıkçası. Bir sıradanlık vardı. Ve biz taksicinin tamahkar olmasına tahammül edemez haldeydik. Bu giriş kısmı tanıtma aşaması ile geçti. Ardından gelişme sahnesi ile işlerin nasıl yürüdüğü ve kişilerin duygusal tepkileri ile sonraki adımının ne olabileceğini düşünmeye başladık ve derken sonuca bağlandı. Tepkiler doğru ama tutarsız sonuç vermişti.

İyi bir aile babası ve dürüst bir polis olduğu bizlere gösteriliyor Vince Faraday’in.  Ve özel şirket ARK,  akıllarınca kaos ortamı hazırlayarak Chess adı verilen seri katilce, polis teşkilatının ilk ve tek olarak Palm City’de özelleşmesini istiyor.

Göreve son atanan müdürün Chess’in suikastine kurban gitmesi ve polis teşkilatı içinde köstebeğin olması(ya da kirli polisin olması) teşkilatın içinde güvensizlik oluşturuyor memurlarda. Vince de bu güvensizlik duyan kahraman polislerden ve ARK’ca teklif alıyor. Özel şirket iinde yer edinen kahraman bir polis, halka sempati gösterisi sağlayacak ve özel şirketin polis teşkilatını ele geçirmesine izin verecekti doğal olarak.

2009 yapımı, Run Howard yönetmenliği ve Tom Hanks’in başrolü… Güzel bir film olması için tabiki bunların biraraya gelmesi gerekmiyor. Gerek filmin konusu gerekse ilginç anlatım tarzı ki senaryonun gücü tabi yadsınamaz, filmi etkileyici kılmış.

Filmin tamamı Katoliklerin, Vatikan’ın ve Papa’nın propagandalarıyla geçmekte. Konu içinde hep bilim ve din çatışması var.Tıpkı gerçek dünyada olduğu gibi. İnsanlara öykü anlatılırken hem gerçeklik havası verilmeye çalışılmış hem de arada bilgiler sunuluyor. Da Vinci Code  kitabını okuyanlar bilir bu tarzı… Ama bence bize asıl verilmek istenen düşünce; “Bilim ve inanç, biraradayken bize yol gösterir.

Basit de bir eleştiri sunmak istedim ki Katolik kilisesi bilime karşı çıkan bir kilise herkesin bildiği kadarıyla. Ama orada pederden tutun da kardinallerin çoğu bilim adamı gibi ” You will see the light,son! (Evlat, ışığı göreceksin- aydınlanacaksın- ) gibisinden sözler sarf etmeden bilimsel işlere kafa yoruyor. Kısaca; yaptığınız propagandayı biz yemeyiz. Şimdi size filmden bir sunum yapayım;

Film; Papa’mızın ölümü ve Papa Mührü olan yüzüğü imha ederken hem onun evlatlığı hem de peder ve yardımcısı olan kişinin gösterimiyle başlıyor. Altın kaplama çekiç metal harvadan yapılmış altın kaplama yüzüğü parçalıyor ve mühür  haline geliyor mezar için. Olayların başlaması gerek ve Cern’de yapılan deneylere; anti-maddenin oluşum aşaması ve onun çalınmasına geçiliyor. Sonra simgebilimci sıfatıyla çağırılan profesör yani Tom Hanks devreye giriyor. Sütun kapma yarışı başlıyor. Filmde çok fazla vahşet ve kanlı sahnelerle karlaşabileceksiniz, tempo da hiç düşmeyecek, belki göz yaşlarına boğulacaksınız… Ama izleyeceksiniz.