Top

firarperest

firarperest

Elif Şafak’ın denemesi Firarperest… Aşk’taki güzelliğin bu kitapta olacağını pek sanmıyordum açıkçası. Çünkü bir reklama tabi olması vardı, Doğan yayınlarına ait olması vardı. Kısaca kapitalizm kokan bir oluşumdu/üretimdi öncesi. Ama şimdi de öyle olmasına karşın, özünü saklamayı bildiğini gördüm. Meğer Doğan Kitap’ın dişini dolduracak yayınlardan yararlandığını gördüm sadece.  Şafak’ın; bu kadar güzel bir kalbi olduğunu bilseydim daha önce tutkunu olurdum. Kendini çok geliştirmiş, bilgisine bilgi katmış ve hanımefendiliğine hanımefendilik katmış. Kendinden emin, kararlı ve denemelerinden birinde yazdığı ifade ile hırslı. Yeni kitabının habercisini de veriyor bu kitabında.

Kitaba dair incelememe gelirsem; üç noktayı bazı yerlerde kullanmamış. Bazı yerlerde ise kullanmış gereksizce ve sonrası küçük harf ile başlamış. Belki amacı kural dışına çıkmak, ama şiirselliğe ulaşmak mümkün mü böyle? Ödüllü yazar olduğundan sesimizi çıkarmamak mı gerek yoksa? Büyük bir yayınevi editörü gözardı etmez hata yapmaz mı demeliyiz ya da…(tıpkı burada olduğu gibi, üç nokta; tamamlanmamış cümlelerin sonuna konur, kaba sayıldığı için veya bir başka sebepten ötürü açıklanmak istenmeyen kelime ve bölümlerin yerine konur, alıntılarda; başta, ortada ve sonda alınmayan kelime ve bölümlerin yerine konur, sözün bir yerde kesilerek geri kalan bölümün okuyucunun muhayyilesine bırakıldığını göstermek veya ifadeye güç katmak için konur, ünlem ve seslenmelerde anlatımı pekiştirmek için konur, karşılıklı konuşmalarda, yeterli olmayan, eksik bırakılan cevaplarda kullanılır.) Dilimiz(2011). Ama bir de şu var, okurunu aptal yerine koymadığının bilincinde fakat yazarken değil ise ve editör de bu güzelliğin farkındaysa, ki öyle olduğunu kitabı okuduğumda fark ettim, çok hoş birisi olduğuna kanaat getirebilirim. Kitapta gönülden çıkan çok güzel sözler var. ” Ben senin ismini tarçın kokulu akide şekeri gibi tutuyorum, ağzımda, damağımda, ruhumda.”  benzetmesi ise beni kalbimden vurdu. Dilimde hissettim, doğal olarak ruhumda… Çok güzel, büyük bir zevkle yazılmış denemeler var ve hepsi kamu yararı gözeten iletilere sahip. Nasıl derler, bu kitapta bir büyü var ve ben hala etkisindeyim. (Aslında çok doğal çünkü yeni bitirdim, ama hayatıma yön verdiğinden eminim.) Değindiği tüm konular bizim sesimiz ve ulaşmak istediği yerlere ulaşırlar umarım.

Tavsiyemse; bu kitabı(firarperest’i) okumazsanız çok şey kaybedersiniz -daha doğrusu kazanamazsınız hiçbirşey ve bu kayıptan öte nedir ki!-, özellikle Elif Şafak’ı okumazsanız kaybınız büyük olur.  İnsanımızın ideal tipini tanımadan göçüp gitmiş olursunuz.

Ha unutmadan! Bu kitabın en sevdiğim yani, kapağın haricinde kartona yakın bir kaplaması daha var. Kısaca 4 yüzlü bir kitap bu. M.K. Perker‘in çizimlerine de her seferinde şaşırmadan duramadım. Hayran kaldım! Birkaç denemede yok sanıyorumki, gerisinde hep çizimleri mevcut.

Kaynakça

  • Dilimiz (2011). adresinden 01.02.2011 tarihinde alınmıştır.
  • İhtisasevi (2011). http://ihtisasevi.files.wordpress.com/2010/11/firarperest1.png?w=594&h=419  adresinden 01.02.2011 tarihinde alınmıştır.(fotoğraf)
  • Şafak, Elif. (2010). Firarperest, 1. baskı, Doğan Kitap: Ankara

 _______________________________________
Bu da en ucuzundan satış bağlantısı,

Firarperest Elif Şafak

No Comments
  • Duygu
    17 Şubat 2011 at 16:00

    Elif Şafak’ı ‘hanımefendi’ diye nitelendirmenin sebebini anlayamadım. Ve bu iltifatların sebebini de… Ben hayal kırıklığına uğaradım bu kitabı okurken. Beklentilerimi yüksek tuttuğum için belki de. Bütün kitaplarını okumadım ama Şafak’ın okumaktan en az zevk aldığım kitabi. Ben Baba ve Piç’i öneririm herkese. Çok değişik bir roman ve sürükleyici…

    • nefarkederki
      19 Şubat 2011 at 16:16

      Benim beğenim, sadece bana ait tabi. 😀 Teşekkürler