Top

İlham Kaynağı

Merhaba öncelikle! Uzun bir dönemdir yine yazamadım. Ama bu hep yoğun olmamdan kaynaklanıyor affedin ki. Hem iş hem okul hem de kendimi geliştirmem oldukça zaman alıyor siz de tahmin edersiniz ki. Neyse!

Bu ilhamlık paylaşımım 7 tane kişisel kartvizit tasarımı içermekte. Bunlar sadece özet. Gerisini kaynağa tıklayarak görebilirsiniz!

Activa Media Business Card

Emiland De Cubber Business Card

Merhaba tekrar; Vakit bulamadıkça tıpkı şu an olduğu gibi, ilhamlık paylaşımlarda bulunmakla yetineceğim. Sizlere yeni tanıtacağım sitede aslında çok yeni. İlhamlık retro poster tasarımları paylaşmışlar ve siz de ilham almak için buraya tıklayabilirsiniz! Benim seçtiğim bir tasarım da işte bu;  ...

Merhabalar; İkinci ilham kaynağımız ile sözümde durabildim ve ikinci paylaşımımız Hollanda tabanlı dailyinspiration.nl sitesinden. Web sitesi ilham kaynağına da buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz! Benim seçtiğimse; ...

Sabah erken kalkarım yani öğle olmadan. Kalkar kalkmaz modemi, pc’yi, hoparlörleri ve monitörü açarım tek tek. Sonra bir müzik açarım yüksek sesli ve gider elimi yüzümü yıkar; geldiğimdeyse yatağımı toplar ve perdeleri açarım. Sonra bilgisayar başına geçip sandalyeye otururum ama dik olarak değil. Sandalyem ergonomik olmadığı için(tahta bir sandalye) biraz kaymış vaziyette biraz yatmış misalde otururum.

İlk önce Mozilla’ya tıklar ana sayfam açılır. Gmail sekmesine tıkladığımdaysa zaten ne kadar e-postam varsa gmail hesabıma yönlendirilmiş olduğu için bütün hepsine bir anda ulaşırım. Ayrıca gmail’in bir de ‘reader’ özelliği var tabi… Oradan da tüm takip ettiğim arkadaşlarımın sitelerine bakarım, yeni yazıları var mı diye; haberlere bakarım, teknolojideki son noktaları görürüm. Neredeyse her sabah 7000 sayfalık 1 kitap kadar yazı okurum, hızlı okumam sayesinde. Sonra takvime geçer daha önceden planladıklarımı görür uygulamaya koyar ya da tedbirimi alırım.

Sonra sitemi yazar ve arkaplanına geçerim. Hımm… Yorumlar var. Okuyup cevaplar verilir. Sonra yazmak için editörü açarım. Hangi konuda yazacağım önceden bellidir. Ya dün geceden kağıda dökmüşümdür ya da bir olay o kadar sinir etmiştirki beni karalama yapmışçasına yazarım. Ya kendi çektiğim bir fotoğrafı ya da nette bir arkadaşın çalışmasını ödün çalarım… Sonra yazıyı, ben tekrar inceledikten sonra yayınlarım.

Gerçek şu ki; İstiklal Marşı refah ortamında yazılmadı. Nasıl gece olduğunda pencereden aşağı baktığında karanlık seni ürpertiyorsa bir sorun da birşeyler yazmanın tetikleyicisi olabiliyor.

Herşey apaçık olsaydı bilime gerek kalmazdı demiş azizin biri. Daha kısaca, ihtiyaç duyulur, bazı şeylerin açığa çıkması için. Galiba ben de aynı sebeple tekrar aynı hatayı yaptım. Yine doğru şeyleri dile getirdim. Bazı şeyler yazmama sebep olduğu için de kırık mutluluğa sahibim.

Sürekli benii meşgul eden sorunlar, insanların sorunları… Köleliği hiçbir şekilde kaldıramaz benliğim/nefsim. Haksızlığa tahammül edemem. Bu yüzden de insanların haklarını savunmayı, para uğruna yapan avukatlardan olmak istemedim. Haklarını savunurken halkımın, cahil kafasıyla da beni engellemeye çalışırsa o halk işte bu onların en kötüsü olmakta…