
Affiliate Satışlarınızın Ne Kadarı Zaten Olacaktı?
Affiliate raporları neredeyse her zaman iyi görünür. Kanal maliyeti satışa endeksli olduğu için matematik de sağlam duruyor: satış olmazsa komisyon yok.
Ama bu hesapta bir soru eksik: bu satışlar affiliate ortağı olmasaydı da gerçekleşir miydi? Cevabın büyük ölçüde “evet” olduğu durumlar, e-ticarette sanılandan yaygın. Diğer e-ticaret yazıları için ana sayfayı takip edebilirsiniz.
İçindekiler
- Sorunun Kaynağı: Son Tıklama
- Artımlılık Nedir, Nasıl Ölçülür?
- Holdout Testi Kurulumu
- Ortak Tipine Göre Artımlılık Profili
- Komisyon Modelini Yeniden Kurmak
- Sıkça Sorulan Sorular

Sorunun Kaynağı: Son Tıklama
Tipik senaryo şöyle işliyor. Kullanıcı ürününüzü bir şekilde buluyor — arama, sosyal medya ya da doğrudan. Sepeti dolduruyor. Ödeme adımında “indirim kodu” kutusunu görüyor ve refleks olarak yeni bir sekmede kod arıyor. Bir kupon sitesine giriyor, oradan sitenize geri dönüyor ve satın alıyor.
Son tıklama modelinde bu satışın tamamı kupon sitesine yazılıyor. Ortak komisyonunu alıyor. Oysa satış zaten olacaktı; hatta indirim kodu yüzünden marj da düştü. Yani hem komisyon ödediniz hem iskonto verdiniz, karşılığında yeni bir müşteri kazanmadınız.
Bu mekanizmanın sinsi tarafı, raporun bunu hiç göstermemesi. Rapor size kazandırılan satışları gösteriyor, engellenen kârı göstermiyor.
Aynı ölçüm sorununun reklam tarafındaki karşılığını atıf penceresi yazısında ele almıştım — konu aynı: kredinin nereye yazıldığı, katkının nerede olduğunu göstermiyor.
Artımlılık Nedir, Nasıl Ölçülür?
Artımlılık, bir kanalın var olmasıyla ortaya çıkan ek satış miktarı. Yani “o kanal olmasaydı ne olurdu” sorusunun cevabı.
Bunu ölçmenin tek güvenilir yolu karşılaştırma grubu kurmak. Atıf modelleriyle oynamak — son tıklama yerine konum bazlı ya da veri odaklı modele geçmek — krediyi daha adil dağıtıyor ama artımlılığı ölçmüyor. İkisi farklı sorular.
Ölçüm öncesinde yapılması gereken bir hazırlık var: sipariş verisinde her satışın hangi ortaktan geldiğini, kullanıcının siteye ilk nasıl geldiğini ve indirim kodu kullanılıp kullanılmadığını ayrı alanlar olarak tutmak. Bu üç alan yoksa hiçbir analiz yapılamıyor.
Holdout Testi Kurulumu
En temiz yöntem, belirli bir ortağı ya da ortak grubunu geçici olarak devre dışı bırakıp toplam satışta ne olduğuna bakmak.
Kurulum şöyle: bir ay boyunca kupon ve nakit iade kategorisindeki ortakların bağlantılarını kapatın. Bu dönemde toplam sipariş sayınızı, önceki aya ve geçen yılın aynı dönemine göre karşılaştırın. Toplam satış neredeyse hiç düşmediyse, o kanalın artımlılığı düşük demektir — satışlar başka kanallara kaydı, kaybolmadı.
Testin geçerli olması için üç şarta dikkat edin. Aynı dönemde başka bir büyük değişiklik yapmayın (kampanya, fiyat değişimi, yeni reklam kanalı). Test süresini en az dört hafta tutun. Ve mevsimselliği hesaba katın — bayram öncesi bir haftayı normal bir haftayla karşılaştırmak sonucu tamamen bozuyor.
Daha az radikal bir alternatif, kupon kodu kısıtlaması: kodun sadece belirli ürün gruplarında ya da belirli bir sepet tutarının üzerinde geçerli olmasını sağlamak. Bu, tam bir holdout değil ama davranış değişimini gözlemlemeye izin veriyor.
Kupon dışı bir analiz yöntemi de var: son tıklaması affiliate olan siparişlerde, kullanıcının siteye ilk gelişinden satın almaya kadar geçen süreye bakmak. Bu süre çok kısaysa — birkaç dakika — kullanıcı zaten sitenizdeydi ve sadece kod aramak için çıkmış demektir.
Ortak Tipine Göre Artımlılık Profili
Bütün ortakları aynı kefeye koymak, analizin en büyük hatası. Üç ana grup çok farklı davranıyor.
İçerik ortakları — blog yazarları, video üreticileri, karşılaştırma siteleri. Bu grup genelde yüksek artımlılık gösteriyor çünkü kullanıcıyı ürününüzden haberi yokken tanıştırıyor. Bu ortaklardan gelen kullanıcıların yeni müşteri oranı da belirgin biçimde yüksek oluyor.
Kupon ve nakit iade siteleri — düşük artımlılık grubu. İstisnası var: eğer bu siteler yeni müşteri getiriyorsa, yani gelen kullanıcıların çoğu daha önce sizden alışveriş yapmamışsa, orada gerçek bir katkı var demektir. Bunu ölçmeden karar vermeyin.
E-posta ve topluluk ortakları — ortada bir yerde. Belirleyici olan, ortağın kitlesinin sizinkiyle ne kadar örtüştüğü. Örtüşme yüksekse artımlılık düşük oluyor, çünkü aynı kişilere iki kez ulaşıyorsunuz.
Komisyon Modelini Yeniden Kurmak
Analiz sonuçlandığında yapılacak şey, düşük artımlılıklı ortakları toptan kesmek değil — bu, bazı gerçek satışları da kaybettiriyor. Daha iyi yol, komisyonu katkıya göre farklılaştırmak.
Uygulanabilir üç düzenleme var. Birincisi yeni müşteri ile tekrar eden müşteri için farklı komisyon oranı belirlemek; yeni müşteri getiren ortak daha çok kazanıyor. İkincisi ortak tipine göre oran ayrıştırmak: içerik ortaklarına yüksek, kupon sitelerine düşük oran. Üçüncüsü, kullanıcı siteye zaten başka bir kanaldan geldikten sonra eklenen son tıklamalar için komisyonu azaltmak.
Bu düzenlemeleri yaparken ortaklarla şeffaf olmak önemli — gerekçeyi veriyle anlatmak, tek taraflı bir kesintiden çok daha iyi karşılanıyor.
Bir de finansal tarafta not: komisyon yapısını kurarken vade ve ödeme koşullarının faiz içermeyen bir düzende olması, hem sözleşme netliği hem de tercih ettiğiniz çalışma prensipleri açısından baştan tanımlanmalı.
Müşteri değerini uzun vadeye yayan bir model kurma yaklaşımını İlk Satıştan Zarar Edip Sonunda Kâr Etmek yazısında ele almıştım. Diğer içerikler için E-Ticaret kategorisine bakabilirsiniz.
Yönetime Sunulabilir Bir Rapor Nasıl Kurulur?
Artımlılık analizi, sonuçları anlatılamazsa bir işe yaramıyor. Raporda üç rakamın yan yana durması yeterli.
Birincisi kanalın raporladığı satış hacmi — yani mevcut tablo. İkincisi bu satışların içinde yeni müşteri oranı. Üçüncüsü holdout döneminde toplam satışta gözlenen değişim. Bu üçü bir arada, “kanal ne kadar iş getiriyor” sorusundan “kanal ne kadar ek iş getiriyor” sorusuna geçişi net biçimde gösteriyor.
Rapora bir de maliyet tarafını ekleyin: ödenen komisyon artı verilen indirim tutarı. Kupon ağırlıklı bir programda bu iki kalemin toplamı, çoğu markanın tahmin ettiğinden yüksek çıkıyor.
Programı Kapatmadan İyileştirmenin Yolları
Artımlılığı düşük çıkan bir programı kapatmak tek seçenek değil; yapıyı değiştirerek katkıyı yükseltmek çoğu zaman daha kârlı.
Kod görünürlüğünü kontrol edin. Ödeme sayfasındaki “indirim kodu” kutusu, kullanıcıyı kod aramaya iten en büyük tetikleyici. Kutuyu daha az göze çarpan bir yere almak ya da açılır bir alana taşımak, kupon sitelerine giden trafiği belirgin biçimde azaltıyor.
Kendi kodunuzu kendiniz dağıtın. Bülteninize ya da sepette takılı kalan kullanıcıya doğrudan kod göndermek, aynı indirimi komisyon ödemeden vermenizi sağlıyor.
İçerik ortaklarına yatırım yapın. Artımlılığı yüksek grup burası. Ürün gönderimi, özel komisyon oranı ya da erken erişim gibi teşviklerle bu tarafı büyütmek, toplam program getirisini yükseltiyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Küçük bir mağazada bu test yapılabilir mi?
Sipariş hacmi düşükse istatistiksel olarak net sonuç almak zor. Bu durumda holdout yerine daha basit bir kontrol işe yarıyor: affiliate siparişlerinde yeni müşteri oranına bakmak. Oran düşükse, kanal büyük ölçüde mevcut müşterileri yakalıyor demektir.
Kupon sitelerini tamamen kapatsam ne olur?
Toplam satışta genelde küçük bir düşüş oluyor, marjda ise belirgin bir iyileşme. Ama tamamen kapatmadan önce test edin; bazı kategorilerde kupon siteleri gerçekten keşif kanalı işlevi görüyor.
Marka adımı arayan kupon sitelerine ne yapmalıyım?
Bu, ortaklık sözleşmesinde düzenlenmesi gereken bir konu. Marka adınız üzerinden reklam veren ortakların komisyon hakkını sınırlamak yaygın ve makul bir uygulama; aksi hâlde size gelmek üzere olan kullanıcı için komisyon ödüyorsunuz.
Ne sıklıkla artımlılık testi yapmalıyım?
Yılda bir kez yeterli, ortak portföyünüz büyük ölçüde değiştiğinde ise tekrar. Sürekli test yapmak hem ortak ilişkilerini yıpratıyor hem de veriyi bulanıklaştırıyor.
Ortaklar bu ölçümü nasıl karşılıyor?
İyi ortaklar genelde olumlu karşılıyor, çünkü artımlılığı yüksek olanlar bu ölçümden kazançlı çıkıyor. Direnç gösteren ortaklar da zaten üzerine düşünülmesi gereken ilişkiler.
Kısacası
Affiliate kanalının değeri gerçek ama tek bir rakamla ifade edilemiyor. Aynı kanalın içinde hem en kârlı hem en kârsız ortaklarınız bir arada duruyor.
Bu hafta yapılacak iş: son üç ayın affiliate siparişlerini açın ve kaçının daha önce sizden alışveriş yapmış müşterilerden geldiğini hesaplayın. Bu tek oran, komisyon bütçenizin ne kadarının yeni müşteri kazanmaya gittiğini gösteren en hızlı gösterge.
Kanal yapınızı gözden geçirmek isterseniz e-ticaret danışmanlığı sayfasından iletişime geçebilirsiniz.
Kaynakça
Search Engine Land. (2026). Incrementality in affiliate marketing. https://searchengineland.com/incrementality-affiliate-marketing-471635
Hasan Yasin TÜRKYILMAZ sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.


