Top

Hasan Yasin TÜRKYILMAZ Dijital pazarlama uzmanı, growth hacker, dijital stratejist, eğitmen

  • All
  • Dijital medya
  • Dijital reklam
  • Dijital strateji
  • Eğitim
  • Growth hacking
  • Haber
  • İnceleme
  • Kişisel
  • Kurumsal
  • Markalar
  • Medya
  • Rehber
  • Teknoloji

4-5 Hafta öncesinden kendi çalışanları dahilinde testlere başladı WebTv ttnet. Standart paketi 1,00 TL… Geniş paketi de mevcut. Tüm kablo tv kanalları elinizin altında. Ve hiç takılmadan sorunsuz bir şekilde izleyebiliyorsunuz. Kumanda menülerinde hafif bir cinslik olsa da yine de işe yarar yapmışlar. Ama daha hoş yapılabilirdi. Artık media centerlar bir anlam kazanabilecek evlerimizde.

En başta Tanrı yoktur ifadesi Türkçe'ye yanlış tercüme edilmiştir. Sadece somut olarak Dünya üzerinde Tanrı'nın yer almaması ile ilgili bir ifadedir. jorge furtado'nun 1989 yapımı 12 dakikalık kısa filmi. film tamamen tanımlardan oluşmuştur. Fazladan tek kelime etmez, Brezilya'nın Porto Alegre'sindeki Çiçekler Adası'ndan bahsederken önce domatesin sonra...

Torrent dosyası olarak indirmek için filmi buraya tıklayınız…

İmdb’de yer alan film detayları için buraya tıklayınız…

Filmin Kurgusu

Engelli bir Amerikan vatandaşı olduğu hissettirilen -aslında Amerika’dan hiç bahsedilmiyor ve bu durum sanki normal bir şeymiş gibi yani her filmde yer alanlar Amerikalı ve Vietnam’da yer almış birisi gibi gösteriliyor- Jake Sully karakterinin başından geçenler anlatılıyor. Tıpkı bir günlüğe düşen notlar gibi ya da bir vloga düşen görüntüler gibi…

Ve macera Dünya’dan Pandora adı verilen bir gezegene kayıyor. Na’vi adı verilen bir ırk yer almakta orada ve bir elementi elde etmek uğruna Dünyalı affedersiniz Amerikalı jhonny’ler ırkı yok etmek uğruna o elementi elde etmeye çalışıyorlar.

Avatar ne peki diyeceksiniz… Avatar ise bu elementi elde etmek uğruna düşünsel olarak içine girilen ve yapay olarak üretilen Na’vi bedeni… Film zaten buna dair ve tüm heyecanı içeren de bu. Bu yüzden bahsedilmemesi gereken kısım.

İncelemem

Film 2.30 saat civarı sürüyor. Ve izlediğim süre boyunca pek bir hataya rastlamadım. Sözü edilemeyecek bu hatalar bu yüzden . Film bir bilim kurgu ve hem senaryo yönünden hem efektler yönünden bir saçmalık ortaya çıkmamış. Herşey tutarlı ve insan, filmde de Sully’nin repliğinde yer alan “Hangisi artık gerçek dünyam fark edemiyorum!” diye de bir özleme meyili oluyor. Yani keşke Pandora gibi bir yerde yaşasak diyesi geliyor.

Film, kendine çok iyi bağlamakta izleyiciyi.

Kapitalist dünyanın; verdiği sahtelikler, emekleri sömürmesi, kendi benliğimizi kaybettirmesinin sonucu olarak insan olarak bir yıkıma uğrayışımızın bir eleştirisi mahiyetinde olduğunu görebiliyoruz filmin. Her şey birer simgeden ibaret diyebilirim. Sadece mavi renkten oluşan Na’viler; ırk ayrımından söz edilemeyecek durumda, komünal bir yaşam sürmekteler ve klanlar halindeler, doğanın ruhunu hissedebiliyorlar ve saf olarak kalması için uğraşıyorlar. İnsan ırkının ise gözlerini para bürümüş ve para yüzünden ellerine kan bulaşmış. Ayrıca İnsan ırkının gelişmiş teknolojisi ve gözetlemek için yüksek güçlü adamları ve askerleri olduğu halde Na’vilere yeniliyorlar.

Torrent olarak indirmek için buraya tıklayın

İmdb’de yer alan filme dair bilgiler içinse buraya tıklayın…

İçeriği

2012… Maya takvimine göre yıllar  önce hiçbir teknolojik veri/araç olmaksızın belirlenmiş kıyamet yılı…Ve bunu bulan bilim adamlarının sayesinde oluşturulmaya başlayan ve sınırlı kişinin girebileceği Nuh’un gemisi… Ayrıca kitabı pek ilgi uyandırmayan bir yazar ve ailesi…

Yine Amerikalıları sahnede görüyoruz nedense! Onlar yeni ve uygar bir insanlığı oluşturacak olan insanlar ve ne ilginçtir ki Çin ile ve Ruslarla işbirliği yapıyorlar. Filmin heyecanını kaçırmayayım, hikaye filmde yakalanmalı bence.

İzleyince neler yaşayacağınız önemli. Boş ve sıkıcı bir film izlemek boşa zaman kaybı olur.

Görüşlerim

2012’ye dair hiçbir ön bilgi almadan izlemeye koyuldum. Sadece televizyonlardan birkaç tanıtımla yetindim zaten. İzlediğimde

Torrent olarak indirmek için buraya tıklayın…

Bu adreste de imdb’den sunulan filme dair bilgiler var….

Testere Serisi

Kevin Greutert’in yönetmenliğindeki bu filmi zaten çevrenizden, hiç izlemediyseniz bile kesinlikle duymuşsunuzdur. Hayatının değerini anlamayan, yaşama isteğini hiçe sayan, insanları sömüren insanları bir sınava tabi tutup ve sonucunda, kendinden fedakarlıkta bulunanın ve hakikati anlayanın canlı kurtulduğu bir dizi film serisi bu Testere.

Bir şekilde bu kötü insanlar tuzağa düşürülüyor. Bu işin başlangıcından da bahsetmek gerek. Jigsaw karakteri ki bu başrol oyuncusu ve harika başarısıyla Tobin Bell. Jhon da Jigsaw’un roldeki gerçek ismi… Jhon’un eşi Jenkins (Lemole) hamile iken; geç saatte işten(bağımlıları kurtarmak için uğraşan bir tedavi merkezinde çalışmakta) çıkarken kapıya geldiğinde birisi – o birisi de filmin düğümlerinden biri oluyor-  hıphızlı kapıyı açıyor ve Jenkins kapıyla duvar arasında kalıyor. Bebeğin ölümü ile sonuçlanıyor bu kaza. Jhon da bu durumda insanlardan, özellikle hayatının değerini bilmeyen insanlardan nefret etmeye başlıyor, çocuğunu kaybetmesinin verdiği acı yüzünden. Üstün teknik bilgileri sayesinde insanlara ders vermeyi planlıyor Jhon. Bu düşüncesi de tabiki eline kan bulaşarak gerçekleşiyor. Yalnız bu dersi vermeye, kendisinde beyin tümörü olduğunu öğrenince başlıyor. Hikayenin özeti bu. Tüm Testere macerası bunun üzerine kurulu.

Testere 6

Şimdi Testere 6’ya gelelim. Senaryo yine harika, izletiyor kendini. Yalnız ben, bazı şeylere dair eksiklikler bıraktıklarını düşünüyorum. Önce hikayeyi anlatayım biraz, ama ağzınızın tadını bozmadan; en son Jigsaw ölmüştü Testere 5’te. Vasiyet felan bırakılmıştı Jenkins’e.

Windows 7 yüklerken arkadaşlarım ve ben dil sorunuyla karşılaştık. Çözümü ise birkaç araştırmayla bulundu. Paylaşmadan da olmaz. Windows 7'yi internetten bir şekilde indirmiş ya da elde etmiş insanlar olarak, kırılmış RTM süsü verilmiş olarak kullanıyoruz. Ve bu sistem yüklerken Türkçe dil seçeneğini seçmemize izin veriyor yalnız...

Herhangi bir konuda bilgi vermek, bir gerçeği ortaya koymak, bir tezi kanıtlamak veya bir düşünceyi savunmak amacıyla kaleme alınan ve temel öğesi fikir olan yazılara makale denmekte.

Makalede temel unsur düşünce, fikirdir. Yazar, herhangi bir konudaki görüşlerini, belli kanıtlar, belgeler, inandırıcı veriler kullanarak anlatmaya çalışır, böylece okuyucuyu bilgilendirmeyi amaçlar.

Makalenin amacı; açıklama, eleştiri, tanıtım, bilgilendirme de olabilir. Ama genellikle eleştirel bir tutum ön plandadır. Makaleler, yazıldıktan sonra bir araya getirilerek makale kitapları şeklinde yayımlanabilir.

Makalede açık, anlaşılır, ciddi bir dil kullanılır. Makaleler öğretici yazılardır. Bu nedenle yazar tarafsız, tutarlı, bilimsel bir üslup kullanır.

Diye; Pi- Analitik yayınları, Konu anlatımlı Öss Edebiyat kitabının 35.sayfasında yazmakta. Ama bir bilim adamı yolunda ilerleyen sosyoloji öğrencisi olarak, bu(makale yazmak) karşıma sert bir şekilde çıktı ve de hala çıkmakta. Çünkü her zaman teori ile pratik uyuşmayabilir.

Teori ile pratik uyuşmaz diyorum. Çünkü tanımda diyor ki yalın dil kullanılırmış da tarafsız olurmuş da falan da filan da… Ama Birikim gibi bir dergideki makaleyi okuyunca apışıp kalırsınız. Bu adam Kürt olduğu halde, kendisi bir