Top

Hasan Yasin TÜRKYILMAZ Dijital pazarlama uzmanı, growth hacker, dijital stratejist, eğitmen

  • All
  • Dijital medya
  • Dijital reklam
  • Dijital strateji
  • Eğitim
  • Growth hacking
  • Haber
  • İnceleme
  • Kişisel
  • Kurumsal
  • Markalar
  • Medya
  • Rehber
  • Teknoloji

Bu soruyu ben çok kez kendime sordum. Çünkü etrafımda sorabileceğim kimse yoktu. Aslında internetten araştırdğınızda karşınızda sizi tatmin edecek cevaplar bulabiliyorsunuz ama ben neyi öğrendim?Hangi gitardan başlamalıyım? devamı gitaristgunleri.biz'de...

Kesin olmamakla beraber 540’ta doğmuş. Elea’lıdır. Devlet adamı, filozof, kanun koyucu… Öğretisinde; Anaximenes, Xenophanes ve Pythagorasçılardan gelen etkiler var. Ama bunların yanında, büsbütün yeni olan bir çizgi de var onda: Dialektik’e, yani salt kavramlarla çalışmaya bir eğilim. Parmenides, Yunan mantık ve dialektiğinin babasıdır.

“Doğru”(aletheia) ve Sanı(doxa) üzerine” bir araştırma olan yapıtının başında, Güneş Kızları, filozofu her şeyi bilen Tanrıçaya götürmektedirler; Tanrıça ona bilgeliği, yaşamanın o biricik doğru yolunu öğretecektir. Filozof, ondan iki şey öğrenip ölümlülere bildirecek: Tam ve son doğru ile içlerinde gerçekten inanılabilecek hiçbir şey bulunmayan insanların  sanılarını. Öğretici(didaktik) ve manzum lan yapıt da, buna göre, iki bölüme ayrılır: “Doğru’ya giden yol” ile “Sanılara götüren yol.”.

Kitabında;

“…biricik doğru olan ‘Bir Varlık’…” (bu mantıklaştırılmış bir metafizik) “Bir Varlık’ın dışındaki her şey bir yanılmadır, bir aldanmadır.” “…kosmoloji… gelip geçici şeylerin dünyasından meydana geldiği söyleniyor: Hafif ve aydınlık olan ateş ile ağır ve karanlık olan gece’den. Bu dünyanın bilgisi ikinci derecededir, çünkü gerçek olmayan bir dünyanın bilgisidir bu.”(s.26)

Yani;

CHİCAGO BLUES

Klasik Chicago stili 1940 ların sonlarına doğru ve 1950 lerin başlarında Delta Blues’u da içeriğine dahil edip, onu genişletip küçük grup konseptine sokarak gelişmiştir.Davul, bas gitar, piyano, (bazen saksafon) ve temel telli çalgılar eklentisiyle şimdiki standart blues grupları yaratılmıştır.Bu stil piyanist, gitarist, armonika sanatçılarını ve solisti bağdaştırma (birbirine uydurma) konusunda son derece esnektir.Daha sonra bu stilin permutasyonu, 1950 li lerin sonları ve 1960 ların başlarında B.B. King ve T-Bone Walker gibi yeni efsanlerin çalışmaları ve temel ritm kısmın eklenmesiyle popüler Batı Tarzı jenerasyonunu yaratmıştır.80’ler ve 90’lara gelindiğinde rock ve funk ritimlerini kapsamasına rağmen,50’lerden bu yana kendi ana hatlarındada gelişmeye devam etmiştir. Chicago Blues’un babası olarak Muddy Waters kabul edilir. Amfiye bağladığı telecasterıyla, Son House ve Robert Johnson’dan öğrendiği delta blues çalar. “Like a rolling stone” (ya da Catfish Blues), bildiğim kadarıyla bu şekilde yapıtığı ilk kaydıdır. Blues içinde en derin groove bu tür içindedir. Gelişiminde Chess kardeşlerin sahip olduğu Chess Records ve Chess Records, Muddy Waters, Howlin’ Wolf, Koko Taylor gibi isimleri yönlendiren aynı zamanda kontrbascı olan Willie Dixon’ın çok önemli etkisi vardır.

COUNTRY BLUES

Piedmont, Atlanta, Memphis, Texas, Acoustic Chicago, Delta, ragtime, folk, songster gibi bölgesel blues stillerinin veya varyasyonlarının genel adı denilebilir.Piano Blues, Classic Female Blues türlerinin, akustik gitar ustalarının bulundugu, ve birçok gitar tekniklerinin ustalıkla kullanıldıgı türdür.Bu stilin en ünlü ustalarından Lightnin’ Hopkins ve John Lee Hooker stillerinin temellerinde büyük bir değişiklik olmaksızın daha sonra elektro gitara geçmişlerdir. (burak)

DELTA BLUES

Delta Blues Stili ”Blues’un doğdugu toprak” olarak adlandırılan Mississippi’nin güney bölgesinden gelmektedir.Stil ilk zamanlarda,ilk Afrika-Amerikan gitar-müziği olarak 1920’lerin sonuna doğru kaydedilmiştir.Birçok Delta Blues sanatçısı canlı olarak birçok yerde uzun zamanlar canlı çalmasına ve bu müziği yapmasına rağmen, çok azı kayıt yapma fırsatına sahip olmuştur.1920 ve 1930 lar arasında yapılmış olan bu kayıtlar genelde solo tarzı çalışmalar olmuştur.Tarzın en önemli özelliği muhteşem derecede slayt gitar çalınması ve sözlerin içten gelerek

Efes(Ephesos)’te doğup yetişmiştir.(540-480)(s.23)

Yurdunun politik -sosyal gelişmesi-ni beğenmeyip köşeye çekilen, bu yalnızlığı içinde varlıkların özünü kavramaya çalışan Herakleitos, yığını hor görür. Ona göre yığın anlayışsızdır, her şeyin dış yönüne takılıp kalır, boş inançlar içinde yuvarlanıp gider.
Herakleitos’un da başlıca ilgisi, Miletliler gibi, varlık sorununa yönelmiştir. O da, öz varlığın bütün değişiklikler içinde birliğini yitirmeyen o gerçek varlığın, o ana maddenin (arkhe) ne olduğunu araştırır. Ona göre, evrenin temel maddesi ateş’tir. Ateş, bütün varolanların ilk gerçek temelidir,bütün karşıtların birliğidir, içinde bütün karşıtların eridiği birliktir.
Miletli filozoflar anamaddeyi kalıcı, kendi kendisiyle özdeş bir şey, doğanın değişmeyen tözü sayıyorlardı. Onlar için bu kalıcıcı töz, doğada en temelli, en önemli olandır, gerçek physis, asıl doğa budur, bu değişmeyip kalan şeydir. Buna karşılık Herakleitos, şunu belirtmekten usanmaz: Evren boyuna akan bir süreçtir, başı sonu olmayan bir değişmedir, hiç durmayan bu değişme içinde kalan, sürüp giden hiçbir şey yoktur. Panta rei – her şey akar: bu onun anagörüşü. İşte ateşin ilk-madde (arkhe) olduğu düşüncesine de Herakleitos buradan varıyor.
Evren tükenmez canlı bir ateştir, sürekli bir yanma sürecidir. Daha doğrusu, dönümlü (periyodik) bir süreçtir bu. Evren ateşten meydana gelmiştir ve burada olup bitenlerin sonundaki bir “Büyük Yıl” da yeniden ateş tarafından kemirilecektir -yeniden doğmak için. Bu, böylece nöbetleşe, dönümlü olarak hiç tükenmeden sürüp gider.

Sonunda Kafka'ya yapılan yorumdan da tüm gizleri ve sorularımın cevaplarını buluyorum. Boşunaymış meğer sorularım, ama Kafka'yı gerçekten anladım. Önemli olan Dava, Joseph K., Kanun v.s. değilmiş; önemli olan Kafka'nın sorgulamasıymış. Hayatıyla yüzleşmesi ve bu sorgulamanın/imgelemin, hayatındaki sıkıntıların yansımasıymış. Kendi yaşamından bütün izleri bulabiliyoruz eserde okurken...

Ne yapıyorum biliyor musun? Hayalini kuruyorum. O ânın hayalini kuruyorum. O kişiyi, yumruklarımla suratını dağıttımın hayalini kuruyorum. Sonunda, kafasına tekme atıyorum ağır olan ayakkabımla. Hareketsiz kalınca bırakıyorum. Ya da tam tersi oluyor. Bu sefer ben dayak yiyorum. Ben hareketsiz kalınca bırakıyor. En kötü ihtimalle; silahla...

Bona, nota değerlerinin çalışılması. Seslerini önemsemeksizin. Değer ve isimler önemlidir. Solfej, değer ve sesleri çıkardığımız gibi doğru sesleri de çıkartıyoruz. Bona için dökümanlar; buraya tıklayarak indirebilirsiniz....